Google+

Kastamonu'nun tutunacak dalı.

Freni patlamış araba gibi Kastamonu. Göçe dur diyemiyor. Dalga dalga sürüyor göç hareketi, 20 ilçesinde.

Tarihe tanıklık eden Kastamonu'da M.Ö. 16 devlet kurulmuş.

Bugün merkez ve 41 köyünde toplam nüfusu 6 bin olan Çatalzeytin'de 1935'te 90 bin insan yaşamış. Yiyeceğini, giyeceğini her şeyini kendileri üretmiş insanlar.

Bugün HES'e kurban edilmek istenen Akçay'da 500'e yakın su değirmeni çalışmış. Deniz suyu kaynatılarak tuz üretilmiş. Keten ekilmiş, ipliğinden giyecek, tohumundan yağ yapılmış.

Şimdi köylerimiz bomboş...

Türkiye bir değişim içinde bunu biliyoruz. Bilmediğimiz kütüğünde kayıtlı olduğumuz Kastamonu'nun turizm potansiyeli.

Kastamonu kendine özgü güzelliklere, özelliklere ve avantajlara sahip bir ildir.

Kültür, sanat, tarih kentiyiz. Türkiye'nin en zengin ormanları bizde. Karadeniz bölgesinde en geniş sahil bandı olan il Kastamonu'dur. Sahilde Çatalzeytin, Abana, Bozkurt, İnebolu, Doğanyurt, Cide olmak üzere 6 ilçemiz var. Kastamonu'nun sahil bağlantısı bilinmeyen özelliğidir.

Başkent Ankara'ya Kastamonu merkezi 240 km, sahil ilçeleri 340 km mesafededir.

Yayla zengini bir il Kastamonu. Mağaralar, şelaleler, kanyonlar ile çok büyük doğal zenginliklere sahip.

Çiçeklerle, böceklerle, doğal bitkilerle, meyvelerle dünyanın eşsiz çekim merkezlerinden biri.

Binlerce insanı doyurup besleyen bu topraklarda tutunacağımız bir dal var. Bu dal tersine göçü başlatacak olan turizm dalıdır.

Kastamonu ve ilçelerinde büyük bir turizm potansiyeli var. Ama biz bu gücün farkında değiliz.

Turizmin başkenti Antalya'da katıldığım bir kooperatif seminerinde dinlediğim fıkra ilginçti.

Aslan yavrularından biri ormanda kaybolur. Yavruyu bulan koyun kendi yavrularıyla beraber büyütür onu. Ormanda bir gürültü, uluma olduğunda aslan yavrusu da koyun ve yavrularıyla birlikte kaçmaya başlar. Bir gün koyun aslan yavrusunu karşına alır. "Sen aslansın, güçlüsün, kuvvetlisin. Korkma ! Sen ormanın kralısın bir kükrersen diğer hayvanlar senden korkar, kaçar," demiş. Koyun gibi büyüyen aslan yavrusu bir gün ormanda kükrer bütün hayvanlar kaçar, kaybolur. Bu duruma hem sevinen hem şaşıran aslan yavrusu kendi kendine söylenir.

"Ben neymişim be.!"

Kastamonu'nun turizmden başka kurtuluş yolu olmadığını herkes kabul etmeli. Kabul etmek yetmez. Planlı, bilinçli çalışma içine girmeliyiz. Emek olmadan, yemek olmaz. Kastamonu'nun turizm politikasını ortaya koymalıyız.

Kastamonu'yu tarihiyle, doğasıyla dünyaya tanıtmalıyız. Türkiye gezi turlannın Kastamonu'yu ve ilçelerini gezmeden, görmeden bitmeyeceğini cümle aleme göstermeliyiz.

Tanıtma açısından ayının Kastamonu sembolü olması bizi üzmemeli, sevindirmeli.

Kültürümüzde var olan köçeği inkar etmenin doğru olmadığını dile getirmeliyiz. Tarihiyle folkloruyla yaban yaşamıyla Kastamonulu olmak insana onur verir.

Kastamonu Üniversitesinde Turizm Fakültesinin açılması sevindirici bir gelişme. Fakülteye paralel olarak turizmde örgütlenmek gerek. Sivil toplum örgütleri olarak her ilçede turizm demekleri faaliyete geçmeli. Merkez ve ilçeler arasında ulaşım ve iletişim yönünden güçlü bir turizm bağı oluşturulmalı.

Turizmin geç meyve veren, kollektif çalışma isteyen bir büyük sektör olduğunu unutmayalım.

Valimiz Erdoğan Bektaş'tan bir dileğim var. Kastamonu turizmine hareket ve canlılık sağlayacak olan yaz mesaisi uygulaması 2012'de başlamalı.

Kastamonu'nun tutunacak dalı turizmdir. Turizm için en başta yapmamız gereken doğallığımızı korumak, HES'lere (Hidro Elektrik Santrallarına) dur demektir.

BİR TARİHİ YAPI YOK OLDU

30 Nisan 2012 sabahı evden erken çıktım. Yıkılacak olan ilk adliye binamıza baktım. Umutsuzluk içinde kıvranan bir yakınım gibi içim sızladı.

Bahçedeki ağaçlar kesilmiş, inşaat malzemeleri etrafa dağılmıştı.

Nahiye döneminde yapılan bu bina önemli bir tarihi yapımızdı. Tarihe tanıklık eden şaheserdi. Bina içindeki işlemeli ayna, mobilya vb. eşyaların, tüm odaların fotoğraflarını çektim.

Tarihe ışık tutan bu binanın yıkılmadan önce mimari proje örneğinin çıkarılmasını bina sahiplerine gazetemizin facebook sayfasında önerdim. Projenin çıkıp çıkmadığını bilmiyorum.

Bina 09 Mayıs'ta yıkıldı. Yerine 20 Mayıs'ta yeni bina inşaatı başladı.

Geçmişle bağımız hep yok oluyor. Belediye Başkanımızdan çevreye, geçmişe duyarlılık bekliyorum.

 

Bu Haberi Paylaş.

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to Twitter

Cıvıltı

Rehabilitasyon Merkezi
Cuma, 18 May 2018
                  Belediye Başkanlığı çok güzel bir adım attı. Otizm Engelli Rehabilitasyon Merkezi girişimi başarıyla sonuçlandı. Bu güzel girişimi geçen sayımızda... Devamı...