Google+

Çatalzeytin Sevgisi Böyle mi Gösteriliyor?

Gazetemizde aylardır Sahil Yolu projesini gündeme taşıyarak bizi bekleyen tehlikeyi işaret ettik. Ginolu’da barınak yapımını örnek göstererek betonlaşmanın yarattığı çirkinliği, zararları dile getirdik.

Ne yazık ki uyarılarımız boşa çıktı. Ginolu yolu Şekerçeşme önünde çift şerit yol için denize 51 metre girilerek dolgu yapıldı. Belediye Başkanı UĞUZ’un talebiyle Sahil Yolu çalışmasının Ginolu’da başladığını öğrendik.  Halbuki daha önce bize yaptığı açıklamada “Sahil korunacak, betonlaşmaya izin vermeyiz.” demişti. Başkan UĞUZ’un dili başka konuşuyor, aklı başka çalışıyor. Şekerçeşme’deki doğa tahribatının faturası Belediye Başkanı Musa İhsan UĞUZ’a kesilmiştir. Harda köprüsü-Ginolu arası çift yol olacak diye denizi doldurmak cinayetin ta kendisidir.

 “Sahil Yolu” felaketi ile uğraşırken Akçay ve İnanya çayında doğa düşmanlarının dolaştığını duyduğum gece sabaha kadar uyuyamadım. Doğaya yanlışı asla kabul edemiyorum. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının izniyle çay ve nehir yataklarında enerji üretimiyle ilgili çok gizli bir çalışma yürütüldü. Kaymakamlığa bile bilgi verilmedi bu konuda.

Aldığımız en çarpıcı bilgi enerji üretimi başlayınca Akçay ve İnanya çayları yüzde on kapasite ile akacak. Bana göre hiç akmayacak. Başka ifadesi yok bunun. Sularımız bağlanacak. Çay boylarında ot, yaprak bitmeyecek. Çaylarda balık yaşamayacak.

İlçemizin nefesi kesilecek gibi geliyor bana. Çay yataklarında turizme yönelik planınız, programınız var mı diye soran yok. Paldır küldür çaylara giriliyor. Bu memleket sahipsiz mi?

Doğamıza her yönden bir saldırı var. Çürükkkaya’yı da kırdılar. Neden ? Selde zararı büyütüyormuş.  Gülüp geçiyorum. Kurtla kuzu öyküsü. Halbuki Çürükkaya bir müzik aleti gibiydi. Dalların, yaprakların rüzgarla dansının müziğini çalardı. Güzel sesleri bir noktada toplardı. Değirmene gelip-gidenlerin kulakları bu ses cümbüşüne tanıktır. Kırılan Çürükkaya değil, tarihe tanıklık etmiş, Çatalzeytin’in sözüdür, sesidir.

Doğa tahribatlarını, fotoğraflarla gözler önüne serdik. Yol için denizi doldurmak, enerji için çayları kurutmak, yapılacak iş kalmamış gibi Çürükkaya’yı kırmak deliliktir. Bu iş, bir insanın bile bile gözünü kör etmesine benziyor. Başka bir şeye benzemiyor.

Kim ne derse desin… Çatalzeytin’in tutunacağı dalının turizm olduğu yadsınamaz bir gerçek. Yapılacak tek şey doğal güzelliklerimizi korumak. Denizimize, sahilimize, çayımızın suyuna sahip çıkmak. Dağa, taşa zarar verdirmemek.

Gelecekte turizmde söz sahibi olacaksak KORUMAK YETER. Başka bir şey gerekmiyor. Yapılacak tek şey, doğa düşmanlarına karşı olmak.

Karşı olmazsak, karşı durmazsak doğa tahribatları turizm hedeflerimizi,turizm beklentilerimizi altüst edecektir.

Çevresine film seyreder gibi bakan insanlarımızın suskunluğu ne zamana kadar sürecek ? Doğa düşmanlarının işi bitince mi, sesleri çıkacak ? Gelecek nesil bizi iyi anmayacak. Denizi var girilmez, çayı var suyu akmaz  Çatalzeytin tablosu  hoşunuza gider miydi ? Böyle bir Çatalzeytin’de yaşamak nasıl olurdu ? Ben düşünmek bile istemiyorum. Sahil yolsuz, yaşarım; sahilsiz yaşayamam.

Bizim Belediye Başkanımız da POSBIYIK gibi doğaya sahip çıkıp betonlaşmaya dur diyebilseydi, böyle manzaralar oluşmazdı. Başkan UĞUZ, sahili taşla kayayla doldurmayı mağrifet sayıyorsa biz ne yapalım ? “Yazıyorsunuz da ne oluyor ?” diyenler var. Susmasak , meydanı boş bırakmasak çok güzel şeyler olacak. Bizim görevimiz yazmak. Seyretmek, susmak değil. 

Dalgalar kıyı yerine kayalara vuracak...Denize uzaktan bakılacak...Çaylarımız susuz kalacak. Böyle bir Çatalzeytin’de yaşamak neye yarar ?

Seçilmişler.. Çatalzeytin sevgisi böyle mi gösteriliyor ?

Bu Haberi Paylaş.

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to Twitter

Cıvıltı

Rehabilitasyon Merkezi
Cuma, 18 May 2018
                  Belediye Başkanlığı çok güzel bir adım attı. Otizm Engelli Rehabilitasyon Merkezi girişimi başarıyla sonuçlandı. Bu güzel girişimi geçen sayımızda... Devamı...