Google+

Akçay Davasını İnançla Sevgiyle Kazandık

“Çatalzeytin kazandı. Nasıl mı? Cevabı çok basit. Çatalzeytin Mektubu isminde yerel gazete de çıkaran insanlar sayesinde. Bu insanlar rahatlıkla büyük şehirlerde çalışabilecek insanlar ancak ısrarla kendi beldelerine hizmet ediyorlar. Kim bilir ne 'fırsatlar?' çıkmıştır önlerine ama gün olup devran dönmüş, orada yaşama/oradan elini ayağını çekmemiş olmanın gerçek anlamı ortaya çıkar. Sadece memleketinde bir yerel gazete çıkarıyor olmak değil, (oralı ol/olma) yaşadığın beldeyi sahiplenmek, lafta değil aktif olarak sahiplenmek bu. Hadi o büyük şehirlerde yaşıyorsun, bari oranın dertlerini de sahiplen.. olmayınca olmuyor. Olunca da (böyle) oluyor işte.”

Rize’de yaşayan, Tortum’lu çevre dostu Sinem Demir’in Akçay davamızı yorumlayan yukarıdaki sözleriyle mutlu oldum.

Yıl 1967, Çatalzeytin Ortaokulu son sınıf öğrencisiyim. Türkçe Öğretmenimiz Hidayet Aykan “İnsanlara inanmak, onlara yardım etmenin ilk adımıdır.” özdeyişini açıklayan bir kompozisyon yazmamızı istedi.

O derste en başarılı kompozisyonu Atatürk’ü örnek gösteren Araç’lı arkadaşımız Muzaffer Özdemir yazmıştı.

Akçay davasını kazanınca 45 yıl önceki bu olayı anımsadım.

Akçay davasını kazandığımızı duyunca çılgınca sevindim. 09 Şubat 2012’de Ankara’da idim. Saat 19.45’ti. Bizim adımıza HES davasını açan Av. Yakup Şekip Okumuşoğlu arayaraka müjdeyi verdi.

Davayı kazanmak çok önemliydi. Çünkü Akçay bizim herşeyimizdi. İstikbalimiz ve istiklalimizdi.

Dik duruş sergileyip direnilseydi, kimse dereye inip, bu çalışmayı yapmaz, yapamazdı. Yabancı bir el gelip Çatalzeytin’de elini kolunu sallayarak dereye sahip çıkmaz, çıkamazdı. Bırakın sahip çıkmayı Akçay kıyısında gezemezdi bile.

Buranın sahibi var derdi. Bu insanlar yıllar önce buraya yerleşmiş, sıra sıra değirmenler kurmuş, Akçay onları doyurup, beslemiş derdi.

Akçay davasını kazandık. Nasıl kazandık ? Severek, inanarak mücadele ederek.

Yılmadık… İnançla, sevgiyle mücadelemizi sürdürdük. Kazanacağımıza yürekten inandık. Önce umutsuz havayı kırdık, sonra yolumuza devam ettik.

Yazdık, çizdik toplantılara katıldık. Her ortamda korkmadan, yılmadan Akçay’ı dile getirdik, savunduk.

05.06.2010 tarihinde ilk adımı attık. Doğa yürüyüşü ile Suçatı’da Akçay’ın nikahını tazeledik. Defne’de oturduk, tartıştık.

20 Haziran 2010 tarihinde İstanbul Çatalzeytin Derneğinde köy derneklerine ve doğaseverlerinde katıldığı toplantıda Akçay HES’İ konuştuk.

25.06.2010 tarihinde Türkiye Su Meclisinin Ankara’da Çevre ve Orman Bakanlığı önünde düzenlediği mitinge ve Beypazarı’nda su seminerine katıldık.

2010 yılını çok hareketli geçirdik. Resmi kurumlara mektuplar yazdık, dosyalar dolusu. Mevzuat gereği ilanları, projeleri adım adım takip ettik. Davaya esas olan Akçay HES proje dosyasını Kastamonu İl Çevre ve Orman Müdürlüğünden  büyük uğraşlarla aldık.

Çatalzeytin Aşıkları Çevre Platformu adına 13 doğasever Avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu’na vekalet verdik. 17.09.2010’da Çatalzeytin tarihinde ilk defa bir doğa davamız açıldı. Çatalzeytin taraihinde bir ilk gerçekleşti. Bir doğa davası açıldı ve kazanıldı.

İnancımızı hiç yitirmedik. Yağmurlu bir gün 03 Haziran 2011’de Akçay’da keşif yapıldı. 13 Aralık 2011’de dava sonuçlandı. Haklı olduğumuz davayı Çatalzeytin sevgisi kazandı. Maddi ve manevi desteklerini bizden esirgemeyen doğaseverlere, HES konusunda gazetemizde yayımlanan yazılarıyla ışık saçan kalemlere teşekkürlerimi sunuyorum.

Çatalzeytin’li doğaseverlerin maddi ve manevi destekleriyle çalışmalarımızı sürdürdük, sürdürmeye  devam edeceğiz.

Çatalzeytin sevdamız mücadelemizi hep ateşledi, sıcak tuttu. Akçay davasında dik duramayanlara, doğayı katledenlere seyirci kalanlara üzülüyorum.

HES projesi ile ilgili bir yıllık çalışma sonunda Akçay’daki manzara çok kötü. Yüzlerce ağaç kesildi. Akçay’ın yatağı değişti. Börtü böcekler, balıklar, kuşlar yuvalarından oldu.

Bu tablo herkesin yüreğini sızlatmalı. Aklımızı başımıza almalıyız.

Şimdi davayı kazandık. Dik duruş göstermenin tam zamanı. Akçay’a sahip çıkmak için çok gerekçemiz var.

Çünkü Akçay bizim. Biz sahip çıkarsak onu kimse elimizden alamaz. Atalarımız yıllar önce gelip bu topraklara yerleşmiş. Akçay onları doyurup, beslemiş. Yüzlerce değirmen dönmüş Akçay’ın suyuyla.

İçme suyu kaynakları Akçay’da… İnsanlar, hayvanlar, bağlar, bahçeler Akçay’ın suyuna muhtaç.

Akçay giderse turizm hayallerimiz söner. Çatalzeytin’de hayat biter.     İş işten geçmeden     Çatalzeytin’i sevenler, doğaseverler paçaları sıvamalı.

- “Tüm güzellikleriyle Çatalzeytin yerinde kalsın.” diyerek gazetemizin 30. yılını telefonla kutlayan İsabey Belediye Başkanı Mehmet Öztürk’e, çiçek göndererek kutlayan Av. İsmet Yeni’ye, Karabük’ten faksla mesaj gönderen Hüseyin Aydoğdu’ya ve bizi kutlayan tüm okuyucularımıza teşekkür ederim.

- Akçay zaferimizi kutlayan Kastamonu’dan Av. Evren Karaahmet’e, İstanbul’dan Emekli Öğretmen Mehmet Özçelik’e, Çepni Köyünden Fikret Çay’a, Karabük’ten DÇ Emeklisi Mesut Nusret İnce’ye, Kastamonu’dan Yusuf Öz’e, adını anımsayamadığım dostlara, okuyucularımıza teşekkür ediyorum.

- 15 Mart 2012’de Ulusal Kanal’da saat 20.15’te Oktay Ekinci’nin “İmar Dosyası” programında  Akçay HES’i, kazandığımız HES Hukuk zaferini ve mücadele sürecini anlatacağım.

Çatalzeytin HES Hukuk mücadelesinde Çatalzeytin Aşıkları Çevre Platformu olarak çok önemli bir dava kazanıldı. Bu zafer hepimizindir. Çatalzeytin’i seven, doğayı seven herkesindir. Kastamonu İdare Mahkemesi, Kastamonu Valiliği’nin ÇED gerekli değildir kararıyla Çatalzeytin Akçay HES’e verdiği izni 13.12.2011 tarihinde iptal etti. Karar bize yani davayı açanlara 09.02.2012’de tebliğ edildi.

Akçay’la ilgili, doğayla ilgili çok şahane bir mahkeme kararı alındı. Haklı olarak onurlanıyoruz. Büyük bir çevre zaferi kazandık.

Akçay hukuk mücadelemiz bitmedi. Boks maçı gibi birinci raundu aldık. Mücadele sürecek.

Şimdi ne olacak ? Karar HES firmasına tebliğ edildikten bir ay sonra dere yatağında çalışma sona erecek. Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde HES firmasının üst mahkemeye itiraz hakkı var.

Temyizden sonuç çıkmazsa işlemler sil baştan başlayacak. Özetle söyleyelim. Akçay’ı korumanın şimdi tam zamanı.

 Dik durup, sahip çıkarsak Akçay elden gitmeyecek.

 Akçay hukuk mücadelesine seyirci kalmak, Çatalzeytin doğasının yok olmasına göz yummak bize yakışmaz.
 Akçay mücadelesine büyük emek veren Mazhar Özcan’ın bir şiiriyle yazımı bağlıyorum.


AKÇAY BİZİM

Çekil, git
Suyumdan
Fırsat bildin
Kestin
Sayısız ağaç
Nerde olsa bulunur
Bir dilim ekmek
Başımızı derde sokma
Verildi buralara
Yüzlerce yıl emek
Hak bizim, hukuk bizim
Ağaçlar, çaylar bizim
Söyleyin...
Buralarda
Ne işiniz var sizin.

Bu Haberi Paylaş.

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to Twitter

Cıvıltı

Rehabilitasyon Merkezi
Cuma, 18 May 2018
                  Belediye Başkanlığı çok güzel bir adım attı. Otizm Engelli Rehabilitasyon Merkezi girişimi başarıyla sonuçlandı. Bu güzel girişimi geçen sayımızda... Devamı...