Google+

EĞLENCE DÜNYASI AÇILDI

                Çatalzeytin’de çocukların eğlenirken eğitileceği, arkadaşlarıyla hoşça vakit geçireceği Eğlence Dünyası; Merkez Mahallesi İstikbal Caddesinde, Ayhan Gürgen tarafından çocukların hizmetine sunuldu.

                Açılışa Çatalzeytin Kaymakamı Recep KOŞAL, esnaflar, güvenli ortamda eğlenceye ihtiyaç duyan çocuklar ve aileleri katıldılar. 

                 Açılış ile ilgili sunumu eğitimci Ergun USTA’nın yaptığı törende kurdeleyi ; ilçe çocuklarına hayırlı olması dilekleri ile Kaymakam KOŞAL ve mekan sahibi Ayhan GÜRGEN kestiler.

                Çatalzeytin’de esnaflık yapan Ergenç Kar ile Kaymakam Recep KOŞAL günün anlamına uygun olarak “Buz hokeyi” oynadılar. Çocuklar da değişik oyuncaklarda eğlenmeye başladılar.        

                 İkramları yenildiği, yeni açılan “Çocuk Eğlence Merkez”inde; ailelerin ve  çocukların mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

 

 

1. GÜNEŞLER KÖYÜ KAYAK YARIŞLARI AÇILIŞI

            Ağır kış koşulları köyde yaşayan vatandaşlarımıza zor anlar yaşatırken bu durum bazen de mizahi durumların gelişmesine neden oldu. Mikrofon yerine el feneri; makas yerine de hayvan kırkmakta kullanılan kırklık, açılışlarda görmeye alışkın olduğumuz tepsiler yerine de kalbur kullanılarak renkli görüntüler ortaya çıktı.

            İlçemize bağlı ve 20 km mesafedeki Güneşler köyünde kışı geçiren vatandaşlar evlerinde oturmak yerine kendilerine uğraş bulmaktan geri kalmadılar. Yaş ortalamaları 50-60 olan köy sakinleri 1. Güneşler Köyü Kayak Yarışlarının açılışını kendilerince yaparak hoşça vakit geçirdiler. Görüntüler köy sakinlerince çekildi, beğeninize......

BAHARIN MÜJDECİSİ HODAN OTU PAZARDAKİ YERİNİ ALDI

         Çatalzeytin’de Hodan olarak bilinen ve faydaları ile sağlık kaynağı olarak nitelendirilen bitki baharın müjdecisi olarak kabul görüyor.

         Kilosu 4 lira ile 5 lira arasında değişen Hodanı 60 yaşındaki Saniye Açıkgöz toplayarak geçimini sağlıyor. Açıkgöz “60 yaşındayım. Baharın yaklaşmasıyla birlikte dere kenarları, ormanlarda yetişiyor. Hodan otlarını ilçeye 3 km. uzaklıktaki Harda ve İnanya çayı kıyılarından topluyorum. Ben de boş zamanlarımda Hodan toplayarak aile geçinmesine katkı sağlayama çalışıyorum. Günde 8-10 kg arasında toplayabiliyorum.” dedi.

         Hodan otu; öksürüğü kestiği, balgam söktürdüğü, terletici ve ateş düşürücü etkisi olduğunu belirten Açıkgöz “Soğuk algınlığı ve gribe iyi geliyor, kanı temizliyor ve emziren kadınlara da faydalı.” dedi..

ÖZGECAN İÇİN ÇATALZEYTİN SESSİZ KALMADI

                     Mersin Tarsus’ta yasayan Psikoloji Öğrencisi Özgecan Aslan’ın hunharca katledilmesine Çatalzeytin de sessiz kalmadı. Çatalzeytin’de saat 13.00’te Mermerpark önündeki Atatürk Anıtının önünden başlayan yürüyüş İstikbal Caddesinde devam etti.

 

                   Sloganlar eşliğinde ilerleyen kalabalıkta genç, yaşlı toplum her kesiminden vatandaş duyarlılıklarını ellerinde bulunan “Bağır herkes duysun, kadına şiddet dursun. Yasta değil, isyandayız. Yaşasın kadın dayanışması. Susma haykır, şiddete hayır. Susmak, suça ortak olmaktır. Erkek adalet değil, gerçek adalet. Kadınlara adalet, katillere müebbet. Kadınlar artık susmayacaklar susmayacaklar susmayacaklar. Bundan böyle ne bacı ne bayan, hayatta olmam ben ‘’adam’’. Kol kırılır yen içinde kalmaz. Susmak suca ortak olmaktır. Canımızı sokakta bulmadık ama hakkımızı sokakta arıyoruz. Kadınların fıtratında yanarak ölmek yok. Seni dövemez dizini dövsün. Bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizimdir.” dövizlerle ilerlediler. Vatandaşlara esnaflar dükkanlarının önünde alkış tutarak, karayolunda seyir halinde araç sürücüleri klakson çalarak destek verdiler. Yürüyüş Atatürk Anıtı önünde Behice Kübra Cankar’ın basın açıklamasını okumasıyla sona erdi.  Basın açıklamasında “Mersin Tarsus’ta yasayan Psikoloji öğrencisi Özgecan Aslan,  psikopat bir minibüscü tarafından, tecavüze direnmesi sebebiyle hunharca katledildiği için bugün buradayız. Kimsenin tahayyül bile edemeyeceği bu vahşet kanımızı dondurdu. İnsan olmakla insani davranmak arasındaki farkı bir katil tekrar hatırlattı bize. Oysa her gün ortalama 5 kadının öldürüldüğü ülkemizde bu gerçeği kimsenin bize hatırlatmasına gerek yoktu. Çünkü ölen biziz ve bizim kız kardeşlerimiz. Adalet Bakanlığı'nın verilerince, Türkiye'de kadınlara yönelik cinayet oranı son istatistiklere göre 2002 ile 2009 yılları arasında yüzde 1400 artış gösterdi. 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken bu sayı 2009'un ilk yedi ayında 953'e çıktı. 2015’in ise daha ilk ayında 37 kadın katledildi. Cinayetler,ana akım medya tarafından; kıskançlık, aşk, namus cinayetleri şeklinde isimlendirilerek insanların algısında normalize edilmeye çalışılıyor. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından, çoğunlukla boşanma süreçlerinde ve aileleri içinde öldürülüyor.

 

           Cinsiyetçi ve gerici bir zihniyetle, kadının yerini belirleme küstahlığını kendine hak gören, erkeği olabildiğince güçlendiren erkek egemen sistem; yaşam alanlarımızı elimizden almaya çalışıyor. Sosyal,siyasi ve iktisadi hayattan, eğitim alanlarından uzaklaşmamızı diretiyor. Bu sistemli caydırma projesine dayanarak, okullarda, sokaklarda, iş yerlerinde, toplu tasıma araçlarında erkeklerin tacizine ve nefretine maruz bırakılıyoruz.

BİZ NE ISTIYORUZ?

          Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddeti acık bir şekilde kınamasını, aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana- baba eğitim programları başlatmasını, evde sokakta, iş yerinde yaşanan kadına yönelik  şiddetin sorumlularının yargılanmasını, caydırıcı yasal tedbirler alınmasını istiyoruz. Öldürülen ya da şiddete uğrayan kadınların giydikleri elbiselerin rengi, boyu, makyaj yapmış olmaları, cep telefonuyla konuşmaları, kahkaha atmaları gibi nedenler tahrik sayılarak büyük ceza indirimleri uygulanmaktadır. Toplumun en savunmasız kesimi olan kadın ve çocukların yasam hakkına yönelen suçlarda ceza indirimi uygulanmamasını istiyoruz. Somut adımlar atılmasını, kadınların; hayatının her alanında taciz edilme, şiddete maruz kalma, öldürülme korkusu olmadan yasayabilmesini ve sosyal-iktisadi-eğitim hayatı içinde güvenle var olabilmesini istiyoruz. Kadını tahrik objesi olarak gören zihniyetin soyunun kurumasını istiyoruz. Kadının babadan kocaya, kocadan toprağa devredilen bir mülk olmadığını algılayabilmenizi istiyoruz. Gece ve gündüz, yalnız ya da kalabalık bütün sokaklarda ve parklarda güvenle yürüme hakkımızı istiyoruz. Binlerce yıl önce kendi evlerini inşa eden mimar kadınların, ilk küçük sulamalı tarımı başlatan üretim önderi çiftçi kadınların tarihsel süreçte sindirilerek bugün eli çantasındaki biber gazında olan, korkarak yürüyen kadına dönüştürülmesinin tüm sorumlularını, bu sistemi ve bir anneye : ‘’çok acı çekmiştir kızım, keşke kurşunla öldürselerdi’’ dedirten bu vahşeti lanetliyoruz.Eksik etek değiliz, kaşık düşmanı değiliz, saçı uzun aklı kısa değiliz. Sadece kadınız. Ama erkek gibi kadın değil, kadın gibi kadınız. Tabiatın bile dişi olduğu bir evrende, aydınlık bir geleceğin tek ihtiyacıyız. Bugüne kadar katledilmiş, şiddete ve tecavüze maruz kalmış tüm kadınların ışığının sönmemesini diliyor, duyarlılığıyla burada tek yürek olan herkese teşekkür ediyor, baş sağlığı diliyorum.” denildi.

AVCILAR ÇATALZEYTİN'DE BULUŞTU

Çatalzeytin Avcılar ve Atıcılar Derneğinin ev sahipliğinde Kastamonulu  avcılar av köpekleriyle birlikte Çatalzeytin’e geldiler.

Kastamonu Avcılar ve Atıcılar Derneğine üye olan avcılar Çatalzeytin Kulfallar Köyü ve Celallar Köyü Sürdüve mahallesinde yaban domuzu avı yaptılar. Avlanma sırasında Kastamonu Derneğine ait av köpeği domuzlar tarafından yaralandı. 

Cıvıltı

Rehabilitasyon Merkezi
Cuma, 18 May 2018
                  Belediye Başkanlığı çok güzel bir adım attı. Otizm Engelli Rehabilitasyon Merkezi girişimi başarıyla sonuçlandı. Bu güzel girişimi geçen sayımızda... Devamı...